Genel
-
Gel, bir kahve koyup konuşalım. Hani bazen bir şehrin ortasında yürürken, kaldırım ansızın bitiverir ya; karşında bir çukur, iki dubayla kapatılmış, “buraya dikkat” yazıyor. Siyaset tam olarak orada başlar işte: Çukuru kim açtı, kim kapatacak, kapatana kadar ayağın burkulursa bunun bedelini kim ödeyecek? Felsefe de cebine küçük bir el feneri koyar; “dur, önce nereye bastığını…
-
Bir adım atıyorsun. Attığın adımın nereye gittiğini bilmiyorsun. Belki bir yere çıkacak, belki de seni daha derin bir boşluğa çekecek. Ama artık bu önemsiz. Çünkü adım atmak, yalnızca bir varoluş eylemi; bir yere gitmekle ilgisi yok. Ya da belki var. Emin olamıyorsun. Emin olmak için çaba bile harcamıyorsun. Etrafını sis kaplıyor. Ama bu sis gözlerini…
-
Aptal olmanın anatomisi “Aptallık bir zeka eksikliği değil, bir alışkanlık rejimidir.” Bunu yazarken nazik olmaya niyetim yok; çünkü mesele kırılgan egolar değil, kırılan hayatlar. “Yalanın anatomisi”nde kalbin korku olduğunu söylemiştik; “radikal dürüstlük”te cesaret ve netlikle uzun yolu seçmeyi savunduk. Şimdi şunu söyleyeyim: aptallığın kalbi rahatına düşkün kibir, omurgası bahane, sinir sistemi slogan, cildi de ironi…
-
Radikal dürüstlük “Yalanın kalbi korkudur” demiştik; kalpten yayılan o korku, dilin ucuna kadar gelir ve çoğu zaman bizi kısa yoldan götüren o meşhur kestirmeye iter. Radikal dürüstlük işte tam burada, o kestirmenin önüne bir şerit çekmek gibi: “Buradan değil, uzun yoldan gideceğiz.” Uzun yol, evet; çünkü hakikat, aceleci bir koşucu değil, nefesini ayarlayan bir yürüyüşçüdür.…
-
Anatomisi Yalan dediğin şey, sözlükte “doğru olmayan beyan” diye tek cümleye sıkıştırılmış basit bir kavram gibi görünür; ama onu eline alıp ışığa tutunca içinde dolaşan karmaşık damarları, kas lifleri, refleksleri görürsün. Bir tarafı siper: canını, statünü, konforunu korumak için arkasına saklanırsın. Bir tarafı neşter: karşındakinin güvenini keser, ilişkideki sinir uçlarını felç eder. Bir tarafı da…
-
Doğru Yapan mı Kazanır, İyi Görünen mi? Birinin içini rahatlatan ama toplumun hoşuna gitmeyen bir doğruluk vardır. Bir de toplumu mest eden ama içten içe kokuşmuş bir iyilik gösterisi.İnsan bazen bir kararın eşiğinde bunu sorar kendine: “Doğru olanı mı yapmalıyım, yoksa iyi görüneni mi?” Eğer sokakta bir kediye mama veren birini görürsen, onun iyi biri…
-
Aşk-ı Memnu: Tiksindirici Bir Zarafetin Anatomisi Bazı kitaplar vardır, onları okumazsın; onlarla boğuşursun. “Aşk-ı Memnu” bu türden bir kitap. Okurun karşısına, süslü kelimelerle bezeli, göz alıcı bir dekorda çürümekte olan bir toplum manzarası çıkarır. Halit Ziya Uşaklıgil’in bu romanı, yalnızca bir yasak aşk hikâyesi değildir; aynı zamanda estetikle çürümüşlüğün, zarafetle zehirlenmişliğin, kibarlıkla yozluğun el ele…
-
Öcalan Erdoğan İttifakı Son günlerde siyaseti biraz daha yakından takip ettim.Şaşırmadım. Sadece olan biteni dikkatlice izledim.Eski okuyucularım bilir; eskiden siyaset üzerine sık sık yazardım. Uzun analizler, tutarlı argümanlar, bol referanslı yazılar…Sonra sıkıldım. Çünkü bir yerden sonra fark ediyorsun: Bu ülkede siyaset sabit bir fikir değil, değişken bir mizah anlayışı gibi. Bugün komik olan yarın suç,…
-
BİRİNCİ BÖLÜM – KÜLLERİN ALTINDAKİ HARİTA Yağmur, taş döşeli sokağa eğik bir ritimle vuruyordu. Damlaların sesi, gecenin içine işleyen bir ilahi gibiydi — sanki gökyüzü bir şeyleri unutturmak için ağlıyor, taşlar ise bu unutkanlığa direniyordu. Nero, başında yıpranmış pelerin, omuzlarında taşıdığı yılların ağırlığıyla, Doryan Limanı’nın en tenha hanına doğru yürüyordu. Her adımda dizindeki eski bir…
-
Kötü Deneyimler: Düzensizliğin İçinde Yaşamak Bazı şeyler önden haber vermez.Mesela hayat.Ne zaman nereden tekmeleyeceğini çoğu zaman önceden bildirmez.Sen yolun düz gittiğini sanırsın ama asfalt bir anda biter.Ve sen hâlâ yürümeye çalışırsın.Ayakkabının altı parçalanır, dizin yere sürtünür, ama yine de anlamazsın:“Yol değişti.” İnsan, düzen hayal eder.Bir şeyler belli bir şekilde ilerlesin, verdiğin emek sonuç versin, doğru…
-
Kendime Yazıyorum Bu sabah aynaya baktım. Uzun zamandır dikkatlice bakmadığımı fark ettim. Yüzümde bir yorgunluk vardı. Sadece uykusuzluktan değil… başka bir şeydi. Zamanın, kabullenilmiş yalnızlıkların, bastırılmış hayallerin iziydi sanki. Ve tuhaf bir şey oldu, aynaya bakarken içimden bir ses yükseldi. “Bu, senin yaşaman gereken hayat mıydı gerçekten?” Bir yanıt veremedim. Çünkü belki de ilk kez…
-
Squid Game 3. Sezon: Heyecandan Kopuşa Uzanan Bir Yolculuk” Bu gece pek uykum yoktu.Zihnim meşguldü, ama herhangi bir şeye odaklanacak gibi de değildi.Tam böyle anlarda, insanın yaptığı şey bellidir:Kendini bir diziye, bir filme ya da sonsuzca akan ekran ışığına bırakmak. Ben de öyle yaptım.Squid Game’in üçüncü sezonunu açtım.Belki biraz dikkatimi dağıtır, belki kafamı oyalardı.Aslında çok…
