Genel

  • Bu gece  uyuyamadım.Bazen oluyor böyle. Uyku geliyor gibi yapıyor, göz kapaklarım ağırlaşıyor gibi oluyor, ama sonra gidiyor.Bana dokunmadan, bana uğramadan başka birinin gecesine düşüyor sanki.Ben kalıyorum. Yarı karanlık bir odada, yarım yamalak düşüncelerle… Zamanın gece hali biraz acımasız.Gündüz ne varsa susturuyor.Geceleri insan kendine biraz fazla yakın oluyor galiba. Hatta fazla fazla.Her şey sessizleşince, en gürültülü…

    Read more →

  • Bugün bir şey anlatmak için oturmadım buraya. Hatta okuma bu yazıyı Belki anlatmak için değil, sadece durmak için yazıyorum.Hani bazen yolda yürürken bir taşta oturmak istersin ya, sadece o anlık…İşte bu yazı da o oturuş gibi. Ne öncesi var, ne sonrası. Sadece bir ara durak. Bir sisin içindeki açıklık. Belki de sadece dinlenmek içindir. Çok…

    Read more →

  • Hiç

    Hiçliğe Dair Küçük Bir Deneme (ya da Sonsuz Boşluğun Kıyısında Durmak) Merhaba.Nasılsın? Umarım her şey yolundadır. Yolunda değilse bile… en azından düşündüğünü, hissettiğini ve nefes alıp verdiğini unutma. Çünkü bu bile bir ayrıcalık.Bugün biraz tuhaf bir konudan bahsedeceğim sana. Hani öyle bir kavram ki… ne tam anlamıyla var, ne de yok diyebiliyorsun. Bir şey gibi…

    Read more →

  • Giriş: Zincirlerimiz ve Özgürlüğümüz Jean-Jacques Rousseau’nun meşhur sözüyle başlayalım: İnsan özgür doğar; oysa her yerde zincire vurulmuştur.”. Bu söz, beni ilk okuduğumda derinden sarsmıştı. Düşünsenize, dünyaya hiçbir bağ olmadan gelen insan, medeniyet dediğimiz yapı içinde adım adım kendi elleriyle zincirlerini yaratıyor. Peki bu zincirler neler? Günlük hayatımızda farkında bile olmadan uyduğumuz kurallar, toplumsal beklentiler, devlet…

    Read more →

  • Bu blog’u açalı yaklaşık 9 yıl oldu. Dile kolay. 9 yıl boyunca yazıp duruyorsun ama hâlâ aynı yerdeysen, zaman seni değiştirmedi mi, sen mi zamanı yanlış yaşadın, bilemiyorsun. Şunu fark ettim: zaman dediğimiz şey bazen bir ilerleyiş değil, sadece bir tekrarlar zinciri. Ve bazen sadece kendini tekrar ediyorsun. Hep aynı boşluk, hep aynı sorular, hep…

    Read more →

  • V for Vendetta

    Selamlar.Nasılsınız, iyi misiniz? Umarım hayat, size en azından gün boyu başınızı yastığa rahat koyacak kadar huzur veriyordur. Çünkü bazen sadece bu kadarı bile yeterli geliyor insana. Beni soracak olursanız… eh işte. Ne çok kötü ne de çok iyi. O arada bir yerdeyim. Hani bazı günler vardır, ruhunla bedenin birbirine yabancı gibidir. İçin gitmek ister ama…

    Read more →

  • Ahh

    Merhaba dostlar,Bugün size sakinliğin içinden yazıyorum. Huzur var… Ama bir yanımda usulca oturan o tanıdık hüzün de. İçimde çokça sessizlik, azıcık özlem, biraz da kendimi bulamama hâli. Bu yazı, o hâlin kalemle buluşmuş hali.Böyle zamanlarda yazdığım şeyleri, normal ruh hâlime döndüğümde tekrar okuyunca genelde şöyle diyorum: “Keşke yazmasaymışım.”Sanki bu romantik, duygusal ruh hâli bana ait…

    Read more →

  • Merhaba , Bazen olur ya hani… Elinde çayın, camın kenarına yaslanmışsın, dışarıda usul usul bir rüzgâr esiyor, içinden de bir şeyleri çözmeye çalışmak geçiyor. Dünya çok büyük, biz çok küçükmüşüz gibi hissediyorsun. İşte ben de bir akşam öyle otururken, aklıma o hepimizin zaman zaman sorduğu o koca soru geldi: “Neden bazı ülkeler bu kadar zengin…

    Read more →

  • Not:Bu yazıyı son paylaştığım yazılarda olduğu gibi uzun zaman önce yazmıştım.Bugün sohbet arasında bir arkadaşıma şöyle sordum:“Sence insanla hayvan arasındaki en büyük fark ne?”Bir tane biyoloji okuyan arkadaşım hariç, bugüne kadar bu soruyu sorduğum herkes aynı cevabı verdi: Akıl.Evet… İlk bakışta kulağa doğru gibi geliyor. Ama değil.Çünkü mesele sadece düşünmek değil, düşündüğünü de düşünebilmek.Yani o…

    Read more →

  • Bir Muz Cumhuriyeti Romanı I. Bölüm: Kartaş’a Uzak Notlar Bazen insan, sesini duymak ister. Kendi sesini. Konuşmadığı için, uzun süre suskun kaldığı için, sustuğuna bile inanmak zor gelir. Sonra bir gün, bir şey olur. Çok şey olmaz, bir şey yeter. Ve o an, insan tekrar konuşmaya mecbur kalır.Ben de öyle yaptım.Uzun zamandır siyasetten, tartışmalardan, kalabalıklardan…

    Read more →

  • Memento Mori: Bugün Ölebilirsin Dostum! Selam arkadaşlar,Bugün sizinle biraz dertleşmek istiyorum.Hayatı konuşalım, ölümü de…Biraz hafif, biraz ağır… Liseyi hatırlıyorum.O zamanlar insan her şeyi dünyanın en büyük meselesi sanıyor ya…Ben de öyleydim işte.Bir meseleye fena kafayı takmışım.Şimdi dönüp baktığımda, gerçekten “mesele” bile değilmiş aslında.Ama o zaman işin içindesin ya, sanki dünya batıyor.Bir arkadaşım vardı, hâlâ görüşürüz.O…

    Read more →

  • BENCE

    Aynı Gökyüzü, Ayrı Dünyalar Gözümüzü açtığımız andan itibaren aynı yeryüzünde dolaştığımızı sanıyoruz. Aynı havayı soluyor, aynı bulutlara bakıyoruz sanki. Aynı şehri, aynı yolu, aynı insanları görüyoruz… Ama bir durup düşününce insan şunu fark ediyor: Görünenin ötesinde, herkes kendi ayrı dünyasında yaşıyor. Bunu sadece romantik bir benzetme olsun diye söylemiyorum. Gerçek anlamda böyle. Bizim baktığımız dünya…

    Read more →